Termin süresi (teslim süresi), bir siparişin alınmasından teslim edilmesine kadar geçen toplam süredir. Müşteriye verilen söz budur ve işletmenin güvenilirliği büyük ölçüde bu sözün tutulmasıyla ölçülür. Hesabı göründüğünden karmaşıktır çünkü üretim süresinden ibaret değildir. Sık karıştırılan temin süresi ise malzemenin tedarikçiden gelme süresidir; aşağıda tedarik termini adıyla geçer ve malzeme stokta yoksa termin süresine eklenir.
Sahada en sık yapılan hata, terminin yalnız işlem sürelerinin toplamı olarak hesaplanmasıdır. Oysa parçanın fiilen işlendiği süre, çoğu atölyede toplam sürenin küçük bir kısmıdır; geri kalanı bekleme, taşıma, sıraya girme ve malzeme temini için geçer.
Bu yüzden gerçekçi bir termin, işlem sürelerine bekleme paylarının eklenmesiyle bulunur. Payların büyüklüğü tahminle değil, geçmiş işlerin gerçekleşen sürelerinden çıkarılmalıdır.
Termin tarihini iş günüyle hesaplayın. Sipariş tarihine iş günü ekleyin, teslim tarihi çıksın; hafta sonları, resmî tatiller ve bayram arifeleri kendiliğinden düşülür. Ücretsizdir, kayıt gerekmez.
| Bileşen | İçeriği | Kim etkiler |
|---|---|---|
| Sipariş işleme | Onay, teknik kontrol, iş emri açılışı | Ofis süreçleri |
| Malzeme temini | Stokta yoksa tedarikçiden gelme süresi | Satın alma ve tedarikçi |
| Kuyruk süresi | İşin tezgah önünde sıra bekleme süresi | Kapasite ve öncelik kuralları |
| İşlem süresi | Fiili üretim süresi | Rota ve tezgah hızı |
| Bekleme ve taşıma | Operasyonlar arası geçen süre | Yerleşim ve parti büyüklüğü |
| Kalite kontrol | Kontrol ve varsa yeniden işleme | Kalite süreci |
| Sevkiyat hazırlığı | Paketleme, evrak, nakliye planlaması | Lojistik |
Listeye bakıldığında üretim dışındaki kalemlerin ne kadar yer tuttuğu görülür. Termini kısaltmak isteyen bir işletmenin ilk bakacağı yer genellikle tezgah hızı değil, bu ara sürelerdir.
İki süreyi ayrı izlemek gerekir. Tedarik termini, malzemenin sipariş edilmesinden gelmesine kadar geçen süredir ve büyük ölçüde tedarikçiye bağlıdır. Üretim termini ise malzeme geldikten sonra işletmenin kendi içinde geçen süredir.
Ayrım pratikte şuraya çıkar: stoktan karşılanan bir ürünün termini yalnız üretim terminidir; stokta olmayan malzeme gerektiren bir ürünün termini ikisinin toplamıdır. Aynı ürün için iki farklı termin söz konusu olabilir ve hangisinin geçerli olduğu stok durumuna bağlıdır.
Bu hesabı elle yapmak zordur; malzeme yeterliliğinin sipariş anında kontrol edilmesi gerekir. MRP tam olarak bu kontrolü otomatikleştirir.
İki kelime yalnız bir harfle ayrıldığı için sık karıştırılır, ama farklı sorulara cevap verir. Termin teslim tarihi ya da teslim süresi demektir; bu yazıda müşteriye verilen sözü anlatır: iş ne zaman teslim edilecek? Temin ise “sağlama, elde etme” demektir; temin süresi satın almanın sorusunu cevaplar: malzeme ne zaman elimizde olacak? Tedarikçi bu soruya bir teslim sözüyle cevap verdiği için temin süresi yukarıda tedarik termini adıyla geçti.
| Termin süresi | Temin süresi | |
|---|---|---|
| Başladığı an | Müşteri siparişinin alınması | Tedarikçiye siparişin verilmesi |
| Bittiği an | Ürünün müşteriye teslimi | Malzemenin depoya girmesi |
| Kim belirler | İşletme; müşteriye söz olarak verilir | Büyük ölçüde tedarikçi |
| Hangi kararda kullanılır | Sipariş kabulü, müşteriye tarih verme | Satın alma zamanı, sipariş noktası ve emniyet stoğu hesabı |
Temin süresi stok planlamasının da temel girdisidir: bir malzemenin ne zaman yeniden sipariş edileceği, bu süre boyunca tüketilecek miktara göre bulunur. Hesabı kendi rakamlarınızla yeniden sipariş noktası ve emniyet stoğu hesaplama aracında yapabilirsiniz.
Terminin tutup tutmadığını bilmeden iyileştirme yapılamaz. Ölçüm basittir: söz verilen tarih ile fiili teslim tarihi karşılaştırılır ve sapma gün olarak kaydedilir.
İki gösterge birlikte izlenir. Birincisi zamanında teslim oranı: toplam siparişlerin yüzde kaçı sözlü tarihte veya öncesinde teslim edildi. İkincisi ortalama sapma: geciken işlerde ortalama kaç gün gecikildi. İlki güvenilirliği, ikincisi gecikmenin şiddetini gösterir.
Sapma ölçümünde dikkat edilecek nokta: karşılaştırma ilk verilen tarihe göre yapılmalıdır. Termin sonradan revize edilip yeni tarihe göre ölçüm yapılırsa, oran her zaman iyi çıkar ve gösterge anlamını kaybeder.
Bileşenlere bakıldığında müdahale noktaları belirginleşir:
Son madde sıklıkla göz ardı edilir. Siparişin gelmesiyle iş emrinin açılması arasında geçen günler, üretim performansına yazılmaz ama müşteri açısından termine dahildir. Bu süreyi ölçmek, çoğu işletmede ilk ve en ucuz kazancı verir.
Küçük parti üretiminin önündeki engel olan hazırlık süresi ise ayrı bir çalışma konusudur; SMED yöntemi bunu sistemli biçimde ele alır.
Termin tarihi, siparişin teslimi için müşteriye söz verilen gündür; termin süresi ise siparişin alındığı günden o güne kadar geçen zamandır. Sipariş kabul edilirken tek bir soruya cevap aranır: bu iş, söz verilen tarihte çıkabilir mi? Cevabın güvenilir olması için üç kontrolün birlikte yapılması gerekir.
Gerekli malzeme stokta var mı, yoksa tedarik süresi ne kadar? Stokta olmayan tek bir kalem bile bütün terminin belirleyicisi olur.
İlgili iş merkezlerinde o dönem boş kapasite var mı? Yük zaten doluysa yeni iş ancak başka bir işi öteleyerek sığar.
Yeni iş öne alınırsa hangi mevcut iş gecikecek? Bu soru sorulmadan verilen “acil” sözleri, başka müşterilere verilmiş sözleri bozar.
Üç kontrolün elle yapılması zaman aldığı için pratikte çoğu zaman atlanır ve termin tecrübeye dayalı bir tahmin olarak verilir. Sistemde stok ve yük görünüyorsa aynı kontrol saniyeler sürer — ve verilen söz kişiye değil veriye dayanır.
Termin performansının düzenli paylaşılması da işin bir parçasıdır. Zamanında teslim oranı satış ve üretim ekibinin birlikte baktığı bir gösterge hâline geldiğinde, termin tartışması suçlama olmaktan çıkıp ortak bir sorun çözme çalışmasına dönüşür. Ölçülmeyen bir hedefin sahiplenilmesi beklenemez.
Kısaltma çalışmasına başlarken pratik bir öneri: önce bir siparişin geçtiği bütün adımları ve her adımda geçen süreyi yazın. Bu tek sayfalık döküm, çoğu işletmede en büyük gecikmenin nerede olduğunu ilk bakışta gösterir ve genellikle beklenen yerde çıkmaz. Bu süreleri her iş için düzenli tutmaya bir tabloyla başlanabilir; üretim takibine ücretsiz başlamak isteyenler için seçenekleri ve nerede tıkandıklarını ayrı bir yazıda anlattık.
Termin tarihi, işin teslim edileceği takvim günüdür ve termin süresinin bittiği günü gösterir. Sipariş tarihine termin süresi eklenerek bulunur; süre iş günüyle hesaplandıysa hafta sonları ve tatiller de hesaba katılır. Satın almada tedarikçinin verdiği teslim tarihi için de aynı kelime kullanılır.
Değil. Çevrim süresi bir birimin üretilmesi için geçen süredir; termin süresi ise siparişin baştan sona tamamlanma süresidir. Bir üründe çevrim süresi dakikalarla, termin süresi günlerle ölçülebilir — aradaki fark bekleme ve kuyruktur.
Bir miktar tampon yaygın uygulamadır ama abartıldığında rekabet gücünü düşürür ve gerçek performansı gizler. Sağlıklı yöntem, tamponu keyfî belirlemek yerine geçmiş sapma verisinden çıkarmaktır: sapmanız düzenli olarak üç günse tampon buna göre belirlenir.
Ölçüm yapılan işletmelerde en sık çıkan kalemler malzeme beklemesi ve kapasite aşımıdır. Ancak sebep işletmeden işletmeye değişir; tahminle hareket etmek yerine geciken işlerin sebebini kaydetmek gerekir. Birkaç ay biriken bu kayıt, nereye müdahale edileceğini kendiliğinden gösterir.
Satış tek başına belirlerse gerçekçi olmaz, üretim tek başına belirlerse fazla temkinli olur. İşleyen yöntem, terminin sistemdeki kapasite ve malzeme durumuna göre hesaplanması ve satışın bu hesaba dayanarak söz vermesidir. Böylece termin kişisel bir tahmin olmaktan çıkar.
Söz verilen tarih ile fiili teslim tarihini karşılaştıran bir kayıt kuralım. Gecikmenin nerede oluştuğunu birkaç ay içinde sayıyla görün.